Kalori Cetveli Nedir




İnsan vücudu yapısı gereği sürekli dengeli bir beslenme, egzersiz ve uyuma düzeni istemektedir. Kendi içinde bir makine gibi enerjisini alıp bu enerjiyi yakacak hareketi sağladıktan sonra uyuyarak kasları ve organları dinlendirmek üzere tasarlanmıştır. İnsanın kendine düşen görev de vücudunu iyi tanıyarak ona ihtiyacı olan kalemleri bir bir ve gerektiği kadar vermeye alışmaktır. Gıda konusunda vücudun istediği enerjinin ortalama ne kadar olduğu kalori cetveli sayesinde hesaplanabilir.

Temel besin maddelerinden her birinin vücuda alındığında kişiye ne miktarda kalori ihtiyacı sağlayacağı ortalama değerler ile bilinmektedir. Yıllar süren araştırmalar sonucu düzenli egzersizini yapıp ideal kilolarda olan birisi içinde değişik yaş ve cinsiyetlere göre ortalama gereken miktar kalori cetveli oluşturularak belirlenmiştir. Bu sayede insan düzenli olarak bir uzman kontrolüne gitmiyor olsa bile kilosunu bu cetveldeki yerini belirleyerek sabit ve dengeli tutabilmektedir.

Günlük hayattaki beslenme alışkanlığımız genelde sıradandır. Bir insanın zevklerine göre kahvaltıda yediği peynir türü, öğle yemeğinde tercih ettiği etin pişirme yöntemi çok nadir değişmektedir. Bu durumda iki tür sorun ortaya çıkmaktadır.

Birinci sorun kişinin düzenli olarak çok yağlı ürünleri tercih etmesidir. Örneğin kahvaltıda yenilen peynirin kalori cetvelinde verilen değeri az yağlı ve çok yağlı peynirler arasındaki ortalama değer olduğu için kişi düşündüğünden çok daha fazla bir miktar kalori alımına maruz kalıyor olabilir. Kişi amatör olarak hesapladığı kalori cetvelinden neredeyse 2 kat fazla kaloriyi her gün tüketiyor olabilmektedir. Bu yüzden herhangi diyet ya da beslenme programı hazırlanırken genelde yenilen besinin kalori miktarı kesin değerler ile öğrenilmeli ve eğer programa uygun bir gıda değilse değişimi sağlanmalıdır.

İkinci sorun ise besinlerin pişirilme yönteminde sürekli değişikliğe gidilmesi olabilir. Haftanın bir günü ızgara besinler sunulan vücut buna uygun çalışırken diğer gün fritözde hazırlanan kızartmalar ile karşılaştığında afallayıp fazla yağı hemen depolama yoluna gidecektir. Bu durum insanların bir anda ve çok fazla kilo almalarına sebep olduğundan kişilere yemek alışkanlıkları kadar yemeklerini hazırlama biçimlerinde de düzenli olmaları tavsiye edilmektedir.

Kalori cetvelindeki değerler her ne kadar belirleyici etkenler olsa da günlük besin programımızda vücuda alınması gereken mineral ve vitamin değerleri de tatminkâr düzeylerde olmalıdır. Örneğin kişinin diyetinde vücuduna günlük 1800 kalorilik gıda alması gerekiyor ise bu 100 gramındaki kalori değeri 600 olan bir besinden 300 gram yenerek istenilen sonuca ulaşılabileceğini göstermez.

Besinlerin içindeki yağ, protein, karbonhidrat ve bunun gibi birçok değerin dengede tutulmasıyla başarılı bir kilo koruma ve verme durumu sağlanabilir. Bu yüzden kişilerin her zaman alanında uzman diyetisyenler ile birlikte çalışarak vücutlarındaki istedikleri değişime daha kolay ve sağlıklı yönden ulaşabilmeleri tavsiye edilmelidir.

Diyetisyenler ayrıca kişilere bu değerlere uyarken kilo vermelerine yardımcı pek çok ufak ayrıntıyı da önermektedirler. Bunlardan en çok bilineni kahvaltının etkili yapılmasıyla beraber gün boyu yakılacak besinler çoğunun günün başında alınmasıdır. İş hayatı ve günlük aktivitelerin verimli ve vücutta halsizliğe sebep olmadan yapılabilmesi için kişinin bol kalorili gıda tercihlerini günün ilk saatinde tüketmesi faydasına olacaktır.

Ayrıca gece boyu aç kalan mideye bu gıdalar bir anda girildiğinde hızlı ve etkili bir yakım söz konusu olacağından artan enerjinin yağ olarak birikmesi de zorlaşacaktır. İnsanların en sık yaptıkları hatalardan birisi kahvaltıyı es geçerek öğle ve akşam yemeklerinde gereğinden fazla gıda tüketmeleridir.

Güne enerjisini almadan başlayan bir vücut daha fazla açlık hissedecek böylece kişi bir anda fazla yükleme yaparak anlık rahatlama sağlasa bile sonrasında rahatsızlık duyacaktır. Bu hem dengesiz beslenmeye sebep olarak kalori cetveline ne kadar uyulursa uyulsun istenen sonucu vermeyeceği gibi uzun vadede kişinin sağlığında da olumsuz etkilere sebep olabilmektedir.

Buna bağlı olarak öğle yemeklerinde, vücut sabahtan öğleye ve öğle vakti oldukça fazla su kaybedeceği için, çorba ya da sulu gıdalar tercih edilmelidir. Bu ekstra su alımı hem vücudun akşama kadar olan zindeliğini sağlayacak hem de yemeklerin daha kolay sindirilmesini sağlayacaktır.

Akşam yemeklerinde ise daha çok salata ürünleri gibi kalori cetvelinde değerleri en düşük olan besinler tüketilmelidir. Et ürünlerinde pişirilme yöntemi mutlaka ızgara olmalı ve meyvelerde de az şekerli olanlar tercih edilmelidir. Fakat genelde ortalama 21.00 ilâ 23.00 saatleri arasında uyumaya alışmış bir kişinin saat 20.00’den sonra vücudu kendini dinlenme safhasına ayarlamış olacaktır. Bu saatten sonra vücuda alınan herhangi bir gıdanın en fazla yüzde 25’i eritilmekte, geri kalanı yağ olarak depolanmalıdır.

Bu yüzden akşam yemeği saati olabildiği kadar geriye çekilmeli ve belirli bir saatten sonra ancak içinde fazla ve mümkünse hiç yağ bulundurmayan çok hafif yiyecek ve şekersiz içecekler tercih edilmelidir.

Kişinin belirli yaş aralıklarında ve kilosuna göre kalori cetvelinde alması gereken besin değerleri değişebileceğinden gıda programları hazırlanırken bu değişikliklerinde mutlaka dikkat edilmelidir. Örneğin 30 yaşında olan iki erkeğin ağırlıkları arasında 20 ilâ 40 kilo fark varsa bu kalori cetveline 300 ilâ 400 kalori fazlalık olarak yansıyacaktır. Vücudun taşıdığı ağırlık fazlalaştıkça çalışması için gereken kalori miktarı da haliyle artmaktadır.

Buna benzer değişimler sporcularda için de mevcuttur. Kalori cetvelindeki değerler hesaplanırken o kişinin yalnızca günlük basit egzersizlerini yaptığı ve basit aktiviteler gerektiren bir işte çalıştığı düşünülmüştür. Eğer kişi herhangi bir spor aktivitesini düzenli ve yoğun bir biçimde yapıyor veya çok fazla efor sarf etmesi gereken ağır bir işte çalışıyorsa tablodaki değerler yeterli gelmeyecektir. Bu gibi istisnai durumlarda vücudun sağlığının bozulmaması açısından mutlaka bir uzmana danışarak kalori cetveline ne kadar besin eklenerek tüketilmesi gerektiği sorulmalıdır.

Ayrıca bazı durumlarda da bu ek besin ihtiyacı karşılandığı halde kişi vitamin ve mineral yönünden eksik kalmaktadır. Özellikle soğuk kış aylarında bu durum hastalanmalara ve rahatsızlıklara sebep olabilmektedir. Bunu önlemek açısından kişiye yardımcı pek çok hap benzeri ilaç bulunmaktadır.

Piyasada bu amaca yönelik satış olan fakat maalesef hiçbir işe yaramayan yüzlerce ürün mevcuttur. Bu tip yardımcı ürünler kullanılırken mutlaka bir eczacı ya da doktor tavsiyesi alınarak işe yaradığı kanıtlanmış ve vücuda herhangi bir zarar vermeyecek olan ürünler tercih edilmelidir.

Ayrıca geçirilen büyük hastalıklardan sonra aşırı kilo kayıplarında vücuda eklenecek kalori miktarı günlük 500 ilâ 1000 kalori değerinde arttırılmalıdır. Vücut iyileşme ve eski kiloya dönüş evresinde normalden daha fazla kaloriye ihtiyaç duyacağı için bu sağlanmadığı takdirde vücut kas dokudan enerji sağlamaya çalışacak ve tam anlamıyla bir iyileşme yaşanamayacaktır.

Bazı insanlar her türlü sağlık durumunda kalori cetveline bağlı kalmaya çalışmakta ve böylece çoğu hastalıktan uzun sürede kurtulmaktadırlar. Vücuda istediği enerjisini fazla vermek kilo almaya ve hantallığa sebep olabileceği gibi az verilmesinin de oldukça zararlı olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda düzenli bakılan ve enerjisinde cimri davranılmayan bir vücut da sahibine sorunsuz sağlıklı bir hayat ve verimli iş gücü sunarak karşılık verecektir.

Sağlık kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kalori Hesaplama




İnsanların günlük hayat ve diyetlerinde önem gösterdikleri kalori hesaplama, kimi insanın sandığı kadar basit ve önemsiz bir işlem değildir.  Beslenme programları düzenlenirken kişilerin günlük hayatta yaptıkları aktiviteler temel alınarak bir program çıkartılıp kalori hesaplama işlemi bu program baz alınarak yapılmalıdır.

Örneğin eşit yaş ve kilolarda bulunan iki insan arasında yaptığı işe bağlı olarak alması gereken kalori miktarı 1.000 kalori fazlasına kadar çıkabilmektedir. Bu yüzden öncelikle haftalık beslenme planı çıkartılıp kişinin bu program ile günlük hayatının sekteye uğramaması sağlandıktan sonra uzun vadeli çözümler uygulanmalıdır.

Kalori hesaplama ile yapılan beslenme programları ergenlik çağının ortaları olan 15 ilâ 17 yaşlarına kadar tavsiye edilmez. Kişi bu süre zarfına kadar en hızlı fiziksel büyüme evresinde olacağı için yanlış uygulanan bir program kişinin vücudunda geri dönülemez sorunlar ve büyüyememe problemi oluşturabileceğinden, bu yaşa kadar sağlığı tehlikeye atmayacak ölçüde gıda alımında bir sorun olmamaktadır.

Hali hazırda düzenli egzersiz ve spor yapıldığı takdirde anatomik faaliyetlerinde maksimum hızda çalıştığı bu yaşlarda fazla kiloya sahip olmak yetişkin hayattan çok daha zordur. Günümüzde “ sokakta oynama “ kavramı yerini bilgisayar oyunlarına bırakarak çocukları da erken obezite tehlikesi altında bıraksa da yinede okul hayatındaki hareket ve günlük hayatın yetişkin zaman kadar durağan olmaması genç bireyi bir nevi bu tehlikeden korumaktadır. Beden eğitimi derslerinin de asıl amacı çocuklara ufakta olsa bir spor alışkanlığı kazandırmak üzerinedir.

Çoğu insanın şikâyet ettiği sıkıntıdan yemek yeme durumu da aslında gençlik çağlarında ortaya çıkmaktadır. Kulağa komik gelen bu benzetmenin gerçeklik payı mevcuttur. Kişi sıkıldığında ve mutsuz olduğunda yemek yediğinde vücuda serotonin hormonu salgılandığından kişi kısa bir süre de olsa mutlu ve huzurlu hissetmektedir.

Fakat bu alışkanlık abartıldığında veya gece geç saatlerde uygulanmaya başlandığında negatif sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Özellikle ülkemizde ortaokul ve lise yıllarında sınav stresiyle boğuşmakta olan çoğu çocuk ve genç hali hazırda egzersiz ve spora vakit ayıramazken birde bu şekilde gereksiz ve fazla yemek yemeye alıştıklarında vücutlarını maksimum seviyeye zorlayarak hem metabolizmayı yavaşlatmakta hem de bu sayede fazla kilo almaya başlamaktadırlar.

Eğer bahsettiğimiz gibi negatif etkenler ile birlikte istenmeyen fazla kilolar görülmeye başlandı ise uzman bir diyetisyene danışılarak mutlaka kişinin günlük alması gereken maksimum kalori hesaplama işlemi uygulanarak zararı vücudu çok fazla etkilemeden durdurmaya çalışılmalıdır. Günümüzde neredeyse tüm besinlerin vücutta yakıldıklarında ortaya çıkardıkları maksimum kalori değerleri bilinmektedir. Bu sayede diyet ve beslenme programları çok daha kolay biçimde hazırlanmaktadır.

İnsanların kilo vermeye çalıştıklarında oldukça yanlış bir düşünce ile minimal miktarda yemek yemeye çalıştıkları gözlemlenir. Sırf kilo verebilmek adına günde bir kâse çorba veya tek bir meyve yemek hiçbir şekilde kilo vermeye yardımcı olmayacağı gibi hızlı adımlarla sağlığı da kesinlikle bozacaktır.

Vücudumuz kalbimizin atışından nefes almamıza, parmak hareketlerinden adım atmaya kadar her bir aktivitesi için enerjiye ihtiyaç duyacaktır. Gün içinde bu enerji takviyesi verilmeyen vücut vücuttaki yağ dokuyla beraber kas dokuyu da yakmaya başlayacaktır. Özellikle kas dokunun zarar görmesi çok uzun vadede iyileşebildiğinden oldukça korkulan bir durumdur.

Kalori hesaplamada kişinin günlük aldığı kaloriden daha az bir miktar hesaplansa bile tüm günlük aktivitelerine yetecek enerjiyi alması sağlanmalıdır. Kişi hali hazırda aşırı kilolu ise beslenme alışkanlıklarında mutlaka aşırıya kaçma durumu söz konusudur. Kalori hesaplama ile birlikte bu aşırılığın önlenmesi ve bir daha aynı durumun yaşanmaması için kişiye uygun gıdaları belirleme asıl amaçtır.

Kişinin kalori hesaplama işlemlerine başladığı 17- 19 yaş arasından orta yaşa ulaştığı 35- 40 yaşa kadar alması gereken kalori miktarı genelde benzerdir. Bu yaşlar arası boy artma veya azalması gözlemlenmediğinden kişinin yalnızca iş hayatına bağlı olarak değişiklikler yapılabilmektedir. Bu değişiklik maksimum 200 ilâ 400 kalori arasında oynayıp önemsiz gibi gözükse de aslında değildir.

Fazla veya az yakılan kalori miktarları ile kişi her gün 50 ilâ 100 gram arası kilo verir ya da biriktirirse ay sonunda 2-3 kilo bir yıl içinde de 20 kiloya kadar değişiklik sağlaması mümkündür. Başlangıçta ufak gibi görünen değişikliklerin sürekli hale gelmesi halinde uzun vadede köklü değişimlere yol açabileceği unutulmamalıdır.

Her ne kadar internet ortamında her türlü yiyeceğin kalori değeri ve birçok kalori hesaplama programı paylaşılmış olsa da kişinin kendi vücudundaki birtakım değişiklikler yardımıyla hangi besinin ona yararlı veya zararlı olduğu kendi tarafından anlaşılamamaktadır.

Çoğu insanın kendince belirlediği ve zararlı ithaf ettiği besinin aslında ona en çok yarar sağlayan besinlerden birisi olduğu zaman zaman ortaya çıkabilmektedir. Bu yüzden kişi amatör olarak kendisi kalori hesaplama yapsa da herhangi bir gıda programı uygulamaya başlamadan önce mutlaka uzman bir doktora veya diyetisyene danışması gerekmektedir. Merkezlerde uygulanan kolay ve maliyetsiz kan testleri ile birlikte ulaşılan değerlerden kişinin herhangi bir gıda maddesine karşı negatif veya pozitif tepkileri görülebilmektedir. Bu sayede en hızlı ve verimli kilo verme veya koruma yolları kullanılarak istenilen sonuç kısa zamanda sağlanabilmektedir.

Bazı gıdaların fazla, az veya tek başına tüketilmesinin kimi insanlarda mide bozukluklarından ciltte dökülmelere kadar pek çok rahatsızlığa yol açtığı bilindiğinden bu konuda mutlaka testler yaptırılıp ona göre listeler çıkartılmalıdır.

Her bir gıdanın vücudumuza farklı bir mineral veya vitamin desteği sağladığı düşünüldüğünde senelerdir rutin olarak kana karışan bir maddenin bir anda kesilmesi ile vücut bir nevi afallayarak kişide hastalıklara yol açabilmektedir. Bu durumlar kişiyi kilo vermekten ve sağlıklı beslenmeden de soğutacağı için birçok olumsuz duruma yol açabilecektir.

Kişinin böyle negatif etkilerin görülmesi durumunda metanetini koruması, kendine inancından vazgeçmeden yeni ve etkili kalori hesaplama programlarına yönelmesi gerekmektedir. Uygun ve uzmanlar tarafından hazırlanmış bir çalışma doğrultusunda hiçbir insanın kilo verememek için bir bahanesi olmamaktadır.

Bütün kalori hesaplamaları kişinin her gün rutin egzersizlerini yaptığı göz önünde bulundurarak hesaplanmıştır. Kilo verme ve koruma söz konusu olduğunda hareketsiz bir hayatın içinde sadece gerektiği kadar yemek yiyerek istenen sonuç elde edilemeyecektir. Her çalışma günde en az yarım saat yürümeyle desteklenmelidir.

Spor ve diğer aktivitelere zamanı veya imkânı olmayan insanlar en azından öğle yemeklerine yürüyerek giderek günlük hareket ihtiyaçlarının bir kısmını sağlamış olurlar. Ayrıca öğle yemeği genelde en çok tükettiğimiz öğün olduğundan hemen sonrasında yapılacak 10 dakikalık tempolu bir yürüyüş vücudun besini hızlı yakmasında ve günün geri kalan kısmında daha zinde bir gün geçirilmesine fayda sağlamaktadır.

Gün arasında zamanı olmayan kişiler akşam yemeği sonrası evde yapabilecekleri kültürfizik hareketleri ile bu eksikliği bir nebze kapatabilirler. Evlerde yürüyüş veya koşu için alınmış bantların ise mutlaka cam kenarı veya balkon gibi açık hava akışının yoğun olduğu kısımlarda kullanılması gerekir. Vücuttaki tüm gıdaların yakılması için oksijene ihtiyaç duyduğundan, egzersizi oksijenin bol olduğu bir yerde yapmak enerjinin açığa çıkmasını daha kolay hale getirecektir.

Sağlık kategorisine gönderildi | Yorum bırakın